Yazı Detayı
13 Temmuz 2020 - Pazartesi 11:16
 
HALKIN GÜCÜ VE DEMOKRASİ
Sedat YÜCEL
 
 

Dünya üzerinde BM’ye kayıtlı olarak gözüken ülke sayısı 193’tür. Bunların bir kısmı  demokrasi ile yönetilirken, bir kısmı ise demokratik olmayan yöntemlerle yönetiliyor. Adı krallıktır, diktatörlüktür, göstermelik demokrasi ya da her ne ile anılıyorsa… Zaten içinde sonsuza kadar özgürlük olan, alabildiğine rahat bir demokrasi, dünyanın hiçbir yerinde yok. Adı özgürlükler ülkesi diye isim yapmış ülkelerde bile yok.

Türkiye, Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkmasıyla başlayan özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinin hemen sonrasında oluşan Türkiye Büyük Millet Meclisi ile tüm dünyaya “Benim yönetim şeklim Cumhuriyettir” diye ilan etmiş bir ülkedir. Önce tek partili dönemi yaşamış, sonrası kademede çok partili döneme Demokrat Partinin kurulması ile geçiş yapılırken; ilk genel seçimde açık oy gizli tasnif rezaleti yaşanmış; ama 1950 yılında yapılan seçimle demokratik kurallar çerçevesinde iktidar el değiştirmiştir. Demokrat Partinin  10 yıl iktidarda kalması, ne acıdır ki Türk siyasi tarihinde yaşanan ilk askeri darbe ile son bulmuştur. Tarih: 27 Mayıs1960.

Demokrasimiz bu darbe ile büyük travma yaşamış, maalesef seçilmiş Başbakan Adnan Menderes ve İki Bakanı idamla şehit edilmişlerdir. Bundan sonrası dönemlerde vesayet güçleri, adeta kötü alışkanlıklar edinmişçesine, seçimle gelen iktidarları muhtıralarla, darbelerle tehdit ederek iktidardan uzaklaştırmak istemişlerdir.1980 ihtilalı ve 15 Temmuz 2016 hain darbe girişimleri Türkiye’nin gelişmesinde, ekonomisinin istikrarında ve muasır medeniyetler seviyesine ulaşma hedefinde irtifa ve zaman kaybetmesine yol açmıştır.

Siyaset biliminin en önemli kavramlarından biri olan demokrasi, günümüzde en değerli, en vazgeçilmez yönetim şekillerinden birisidir. Burada esas ölçüt seçimdir. Halk kendini yönetecek kişileri seçimle kendisi seçebiliyorsa,“demokrasi vardır” diyebiliriz. Demokrasinin vazgeçilmez unsuru olan siyasi partiler, halka ülkeyi nasıl yöneteceklerini, neleri yapacaklarını seçim döneminde anlatır. Vatandaşlar, propaganda denilen bu dönemde hangi partinin söylemlerine ikna olmuşsa oyunu ona kullanır ve kendi adına bu vekâleti vermiş olur. En çok oyu alan iktidara gelir. Yönetim şeklini, hizmetlerini beğenmediğinde seçim zamanı oyunu başka partiye verir. Demokraside iktidarlar seçimle gelir, seçimle giderler. Halk adına yaptığını iddia ederek elinde bulundurduğu imkân ve güçlerden faydalanarak milletin seçtiklerini görevden uzaklaştırma hevesi taşıyan darbeci zihniyetler 21. yüzyılda asla kabul edilemez..

15 Temmuz Hain Darbe Girişimi, çok kanlı olmuş, üstelik kendi ülkesini savunmakla görevli silahlı güçler, kendi vatandaşlarını şehit etmiş, birçok masum insanı yaralamış, sakat kalmasına yol açmıştır. Türk halkına silah doğrultan bu gafiller, vatan millet, demokrasi düşmanı eli kanlı katiller, kendi oyunlarının içine hapsolmuş, bu asil milletin nefret ve bedduasını kazanmış, yargılanarak gereken cezayı almışlardır.

Tam da burada Türk halkının kendi yönetimine nasıl sahip çıktığına dikkat çekmek istiyorum. Halk aynı duyarlılığı 1960 yılında gösterseydi, bugün 27 Mayıs’ı konuşmazdık diye düşünüyorum. Ey yüce Türk Milleti! Madem iktidarları seçimle getirip seçimle gönderiyorsun, o halde demokrasimizi askıya almayı hedefleyen her kim olursa, sen yine canın pahasına karşı çıkacak, kendi seçme hakkını, demokrasini savunacaksın. Ancak o zaman aklından kötü şeyler geçirenlerin heveslerini kursağında bırakabilirsin!

Devleti senin adına yönetenlerin yönetme şeklini beğenmediğin takdirde sandıkta desteğini çekebileceğini herkesin bilmesi gerekir. Sağduyulu vatandaş olup, körü körüne vatandaş olmadığımız zaman, seçimi kazanmanın da kaybetmenin de demokrasinin gereği olduğuna yürekten inandığımız zaman, bu ülkede asla kimse darbe yapmaya cesaret edemeyecektir.

Bütün VATAN-MİLLET-DEMOKRASİ şehitlerimizi rahmetle, şükranla anıyorum.

Sağlıklı kalın, sevgiyle kalın.

 

 
Etiketler: HALKIN, GÜCÜ, VE, DEMOKRASİ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
03 Ağustos 2020
ZAMAN GEÇİP GİDİYOR
27 Temmuz 2020
KUŞAKLARLA ÇATIŞMAYALIM!
20 Temmuz 2020
BOSNA'YI ANLAMAK
29 Haziran 2020
DENİZCİLİK VE KABOTAJ BAYRAMI
22 Haziran 2020
SINAV DÜNYASI
15 Haziran 2020
DÜNYA TÜRKİYE’SİZ OLAMAZ
11 Haziran 2020
TOPLUMDAKİ GÖNÜLLÜLÜK RUHU
01 Haziran 2020
KALKINALIM AMA ÇEVREYİ İHMAL ETMEYELİM
27 Mayıs 2020
TARİHTEN BUGÜNE İSTANBUL
04 Mayıs 2020
BAHAR BAYRAMI VE HIDIRELLEZ
21 Nisan 2020
KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN YARARLARI VE SORUNLARI
12 Nisan 2020
YOKSULLUK VE SOSYAL DAYANIŞMA KÜLTÜRÜMÜZ
07 Nisan 2020
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE MAHALLE KÜLTÜRÜMÜZ
26 Mart 2020
İNTERNET VE SOSYAL MEDYA
19 Mart 2020
GIDA TERÖRÜ !..
19 Mart 2020
BU ŞEHİRDE ARSA PAYIM VAR
19 Mart 2020
DEĞİŞEN VE DEĞİŞTİREN İNSANDIR
16 Mart 2020
Marka Şehirlerin Önemi!
09 Mart 2020
MADDE BAĞIMLILIĞI
24 Şubat 2020
ESNAF DEDİĞİN, ŞEHRİN HARCIDIR
18 Şubat 2020
KİTAP OKUMA ALIŞKANLIKLARIMIZ
10 Şubat 2020
NE EKERSEK ONU BİÇERİZ
03 Şubat 2020
GENÇ NÜFUSUMUZ ZENGİNLİĞİMİZDİR
27 Ocak 2020
ŞU BİZİM ANADOLU
20 Ocak 2020
TELEVİZYON DİZİLERİNİN GÜCÜ
13 Ocak 2020
ŞU GÖÇ DEDİKLERİ
06 Ocak 2020
NEREYE KADAR ŞEFKAT!
30 Aralık 2019
TÜRKİYE PANORAMASI
23 Aralık 2019
SEVGİ EMEK İSTER
16 Aralık 2019
S İ N E R J İ
10 Aralık 2019
ÖYLE BİR HAYAT SÜR Kİ!
07 Aralık 2019
BEN HER ŞEYİ BİLİRİM
14 Kasım 2019
BİR ŞEHİR İSTİYORUM
31 Ekim 2019
BU KADAR HOŞ GÖRÜ SADECE BİZDE OLUR !
22 Ekim 2019
OYUN VE OYUNCULAR DEĞİŞMEDİ
17 Ekim 2019
SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA AMAÇLARI
09 Ekim 2019
HAYDİ,GÖLCÜK'Ü SATALIM !
03 Ekim 2019
GÖREV KÖRLÜĞÜ DENEN ŞEY !
24 Eylül 2019
FUTBOL VE GÖLCÜK'TE SPOR
21 Eylül 2019
DERT BENDE DERMAN BENDE
14 Eylül 2019
BM NEDİR, NE DEĞİLDİR?
28 Ağustos 2019
HEMŞERİ OLMAK BÖYLE BİR ŞEY
16 Ağustos 2019
''BUNU BEN YAPAMAZDIM''
Haber Yazılımı