Yazı Detayı
10 Ağustos 2020 - Pazartesi 10:38
 
DÜNDEN BUGÜNE GÖLCÜK!
Sedat YÜCEL
 
 

İlk olarak 1973 yılının Mart ayında geldiğim Gölcük, 20. Sokaktan Anıt park yönünde çarşı içine doğru inerken bugünden daha yeşil gelmişti gözüme. En yüksek binası üç katlı olarak aklımda kalmış olan Gölcük, doğal bir sahil kasabası görüntüsündeydi. Hiç duraksamadan garnizon içine girdiğimde içerisinin daha yeşillikli ortamını, düzgün ve beyaz çizgileri kalınca çekilmiş simsiyah asfaltını gördüğümde Nevşehir gibi kıraç bir bölgeden gelen birisi olarak, hem Gölcük, hem de garnizon içindeki tabloyu çok beğenmiştim.

Sonraları tanıdıkça insanının çok sıcak, mütevazı ve bir o kadar kibar olduğuna tanıklık ettik. Esnafı sıcakkanlı, ilgili ve bir şeyler satmak konusundaki nazikâne çabası müşteriyi alsa da almasa da kendine bağlardı. Bunun yanında, şimdilerde tükenmeye yüz tutmuş terzi, tamirci ve zanaatkâr türü meslek erbabının işleri başlarından aşkın olduğundan maalesef randevularına pek sadık kalamazlardı. Şüphesiz bu tutum, genel manada insanoğlunun zaafı olarak yorumlanabilir.

O dönem, komşuluk ilişkilerinde hiç yabancılık çekmezdiniz. Beylik köyü (İRŞADİYE) Muhtarı merhum Kadir Ağacan Amca’nın kiracısıydım. Çok muhterem bir insandı; ailesinin bütün fertleri şu an bile bana akrabalarımdan daha yakın ve sıcak olduğunu söyleyebilirim. Abdullah Ağacan ağabeyimiz, Yakup, Osman Ağacan kardeşlerimiz ve sülalenin diğer fertleri de bizim için ayrı bir değer taşır. Bizlerin görev gereği seyirlerde olduğumuzda evimizin odununa, kömürüne, kurbanın kesilmesine varıncaya kadar yardımcı olmuş bu saygı değer Gölcüklü komşularımızın, samimi dostlarımızın olduğundan yeni kuşaklar haberdar olsun istiyorum. Kötü örnek vermek isteyenler olabilir; ancak büyüklerimiz “kötü örnek, örnek değildir” derler. Depremde kaybettiğim, adeta bir elmanın yarısı gibi olduğumuz güzel insan bir Sedat Saral örneğini tanımanızı o kadar çok isterdim ki…

Bizim gençliğimizdeki Gölcük, paylaşan, dayanışan Gölcük’tü. O günlerin yaşını almış babaları, dedeleriyse çok asil, saygıdeğer, eli öpülesi insanlardı.

İşten çıktığımızda ya da hafta sonları Terzi Selahattin Bekar’ın dükkanı önünde otururduk. Terlikçi Yaşar’ın “Bugün Uğur Mumcu ne yazmış biliyor musunuz?” ile başlattığı siyasi tartışmaların, balıkçı Ali’nin Neyzen Tevfik ile olan anılarını dinlemenin ayrı bir tadı lezzeti ve seviyesi vardı.

Yaz ayları Gölcük ve Değirmendere’ye gelen vapurlar insan seli boşaltırdı. Hele Değirmendere’de hafta sonu oturmaya yer bulamazdınız. Esnaf ile askeri personelin ilişkilerinin üst düzeyde bile çok samimi olduğunu çıplak gözle görürdünüz. Gemiler seyre çıkarken kantinlerin pastadan poğaçaya, kuruyemişten toptancı kalemlerine kadar bütün alış verişlerini Gölcük’ten yaparlardı. Konfeksiyoncular, ayakkabıcılar, zücaciyeciler, beyaz eşyacılar piyasa hareketliliğinden çok memnundu. Binlerce subay, astsubay, tersane işçisi gelmiş ve maaşının tamamını burada harcıyor. Peşin alıyor, taksit yapıyor; ama İzmit’e gitmek aklından bile geçmiyordu. Para bu şehirde kalıyordu. Şehre giren paranın ticari hacmi küçümsenmeyecek kadar büyüktü. Mütevazı bir lokantacılık yapan arkadaşım; 1999 dan önce “Benim aylık kazancım 60.000 Alman Markını buluyordu, şimdi o günleri mumla arıyorum.” Dediğini hiç unutmuyorum.

Şimdi nerede o günler diyoruz. Bugün eskisinden çok daha fazla miktarda paranın şehre girdiğini hepimiz biliyoruz; ama bu şehirde paranın kalmadığını da, nereye gittiğini de biliyoruz. Sebebini hiç sorguluyor muyuz? Hayır. Hayır. Hayır.

İnsanların Gölcük sevgisini yok edenleri bu şehir konuşmuyor. Gölcükspor’un deplasman maçlarına bile giden askeri personel, tersane işçisi bugün buradaki maçlarına bile gelmiyor! Neden gelmiyor diyene hiç rastladınız mı?

Gölcük’te eli öpülesi büyüklerin, dedelerin, babaların torunları bugün o nezih nezaketli ilişkileri geliştirme yerine, bir kavram geliştirerek insanları ötekileştirdi. “Yok bizim buraların çocuğu, yok biz buranın yerlisiyiz, yok bu şehirde askerin mi borusu ötecek, yok Allah’ın Nevşehirlisi, yok bilmem nerden gelmiş adamlara pabuç mu bırakacağız!” der oldular. Askeri lojmanları, ihtilalci diye taşlarken, çoluk çocuklarını rahatsız ederken, kendi küçücük dünyaları için Gölcük’ün kaderi ile oynadıklarını hiç düşünmediler. Şehrin yüzde seksenini dışarıdan gelenlerden oluşmuş insanların çocukları buralarda doğmuş, evlenmiş, buralarda anıları olmuş aşkları olmuş hiç hesaba katmadılar. Depremde adeta kan kardeş olmamıza rağmen fütursuzca davranışlar maalesef bugünkü Gölcük tablosunu oluşturdu.

Gölcük’te yaşayan herkesin aidiyet duygularını geliştirici adımlar atması, proje üretmesi artık bir zaruret haline gelmiştir. Şehrin dinamikleri, bu şehre gerçekten gönül verenleri, o kendi çıkarlarını koruma adına gürültü çıkaranları, artık deşifre etmeli, onlardan uzak durmalıdır. Hep birlikte şehri yönetenleri, bir şeyler yapmak isteyenleri yıpratma, hedef alma yerine onların yanında yer alarak gelecek ufuklara umutla bakmak zorundayız. Yoksa çok sevdiğimiz güzelim Gölcük’ün elimizden kayıp gittiğini fark ettiğimizde iş işten çok geçmiş olacaktır.

Sevgiyle kalın, sağlıklı kalın.

 

 
Etiketler: DÜNDEN, BUGÜNE, GÖLCÜK!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
24 Ağustos 2020
GENÇLER SİZE İMRENİYORUM DA ÜZÜLÜYORUM DA
15 Ağustos 2020
GÖLCÜK DEPREMİ ÜZERİNE
03 Ağustos 2020
ZAMAN GEÇİP GİDİYOR
27 Temmuz 2020
KUŞAKLARLA ÇATIŞMAYALIM!
20 Temmuz 2020
BOSNA'YI ANLAMAK
13 Temmuz 2020
HALKIN GÜCÜ VE DEMOKRASİ
29 Haziran 2020
DENİZCİLİK VE KABOTAJ BAYRAMI
22 Haziran 2020
SINAV DÜNYASI
15 Haziran 2020
DÜNYA TÜRKİYE’SİZ OLAMAZ
11 Haziran 2020
TOPLUMDAKİ GÖNÜLLÜLÜK RUHU
01 Haziran 2020
KALKINALIM AMA ÇEVREYİ İHMAL ETMEYELİM
27 Mayıs 2020
TARİHTEN BUGÜNE İSTANBUL
04 Mayıs 2020
BAHAR BAYRAMI VE HIDIRELLEZ
21 Nisan 2020
KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN YARARLARI VE SORUNLARI
12 Nisan 2020
YOKSULLUK VE SOSYAL DAYANIŞMA KÜLTÜRÜMÜZ
07 Nisan 2020
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE MAHALLE KÜLTÜRÜMÜZ
26 Mart 2020
İNTERNET VE SOSYAL MEDYA
19 Mart 2020
GIDA TERÖRÜ !..
19 Mart 2020
BU ŞEHİRDE ARSA PAYIM VAR
19 Mart 2020
DEĞİŞEN VE DEĞİŞTİREN İNSANDIR
16 Mart 2020
Marka Şehirlerin Önemi!
09 Mart 2020
MADDE BAĞIMLILIĞI
24 Şubat 2020
ESNAF DEDİĞİN, ŞEHRİN HARCIDIR
18 Şubat 2020
KİTAP OKUMA ALIŞKANLIKLARIMIZ
10 Şubat 2020
NE EKERSEK ONU BİÇERİZ
03 Şubat 2020
GENÇ NÜFUSUMUZ ZENGİNLİĞİMİZDİR
27 Ocak 2020
ŞU BİZİM ANADOLU
20 Ocak 2020
TELEVİZYON DİZİLERİNİN GÜCÜ
13 Ocak 2020
ŞU GÖÇ DEDİKLERİ
06 Ocak 2020
NEREYE KADAR ŞEFKAT!
30 Aralık 2019
TÜRKİYE PANORAMASI
23 Aralık 2019
SEVGİ EMEK İSTER
16 Aralık 2019
S İ N E R J İ
10 Aralık 2019
ÖYLE BİR HAYAT SÜR Kİ!
07 Aralık 2019
BEN HER ŞEYİ BİLİRİM
14 Kasım 2019
BİR ŞEHİR İSTİYORUM
31 Ekim 2019
BU KADAR HOŞ GÖRÜ SADECE BİZDE OLUR !
22 Ekim 2019
OYUN VE OYUNCULAR DEĞİŞMEDİ
17 Ekim 2019
SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA AMAÇLARI
09 Ekim 2019
HAYDİ,GÖLCÜK'Ü SATALIM !
03 Ekim 2019
GÖREV KÖRLÜĞÜ DENEN ŞEY !
24 Eylül 2019
FUTBOL VE GÖLCÜK'TE SPOR
21 Eylül 2019
DERT BENDE DERMAN BENDE
14 Eylül 2019
BM NEDİR, NE DEĞİLDİR?
28 Ağustos 2019
HEMŞERİ OLMAK BÖYLE BİR ŞEY
16 Ağustos 2019
''BUNU BEN YAPAMAZDIM''
Haber Yazılımı